Tarih, güncel olayları açıklayıp geleceği öngörebilir mi? sorusuna aradığım yanıt beni gidebildiğim kadar uzak geçmişe götürdü ama çok şey de kazandırdı. Aralarında mantıklı ilişkiler bulunan tarihsel olayların uzantılarının günümüzde de devam ettiği görülür. Olayların tekdüze anlatılması yerine, objektif bakış açısıyla içinde bulunulan koşulların da göz önüne alınarak irdelenmesiyle bugün içinde bulunduğumuz ve çıkışı imkansız gibi görülen sorunların gerçekte ne kadar yapay olduğunu ve üstesinden gelinebileceğini de gösterir. Ve dahası yine pek çok kişi tarafından tarih de dâhil bazı bilimsel konuların karmaşık ve anlaşılmaktan uzakmışcasına değerlendirilmesine karşın, öncüllerinin incelenmesiyle de insan aklının pek çok şeyi başarabileceğini, daha yapılabilecek çok şeyin olduğunu ispat eder.

Günümüz dünyasını şekillendiren, temelde Türklerin, genelde ilgili diğer ulusların da tarihteki yaklaşık son 2500 yıllık maratonunu inceleyen bu kitapta, toplumumuzun geçmişte yaşadığı evreler, insanları kimi konularda harekete geçiren, temelde bilim, merak, inanç gibi etkenlerle en sade şekliyle kilometre taşları olarak anlatılmaya çalışılmıştır. Öyle ki; önemsemediğimiz ve dikkatimizden kaçmış pek çok ayrıntıda gerçekte nice hazinelerin gizlendiği de görülür.

Bilgi dağarcığımızın arttırılması, bizi gereksiz pek çok önyargıdan arındırıp gerçek zenginliği edindirip daha verimli ve mutlu bireyler yapar. Hatta bunun, ayrıca problemlerin çözümünü kolaylaştırdığını anmaya gerek bile kalmaz; sadece olayları doğru yorumlama değer kazanır.