“Hangi dizinin reklam arasında ölmüştü insanlığımız,

Hangi kirli senaryonun kurbanı olmuştu sevdalarımız,

Hangi pervasız yarışma programında kaybetmiştik ahlakı-mızı,

Hangi çatışma dizisinde vurulup gitti gençliğimiz,

Hangi kış mevsiminde bıraktık yemyeşil umutları,

Ve

Hangi menfur cinayete kurban gitti ömrümüz?”

 

Mavi Mühür adlı şiir kitabıyla edebiyat dünyasına adım atan Erkan Ünlü, Leyla’dan sonra ikinci romanıyla da hayatın içinden hikâyeleri çarpıcı bir biçimde anlatmaya devam ediyor. Sanal ve gerçek dünyanın birbirine karıştığı bugünlerde duyguların aslında hiçbir zaman sanallaşmayacağını Barış’ın dilinden okuyacağız.

“Koca bir yalanın içinde yaşamaya alışmıştık. Kısacası böylesine bir kirlenmişliğin içerisindeydik! İşte tüm hikâye tam da bu noktada başlıyordu.”