Koskoca bir kitabı okursun.
İçinden işine yarayan belki bir cümledir.
Alırsın o cümleyi çevirirsin anahtarı, kapını açarsın.
Aslında koskoca kitap, senin için yazdırılmıştır.
Yıllarca dert tasa dediğin sıkıntılar çekersin.
Oflayıp inlemekten içinde yazılı mektubu okumayı düşünmezsin.
Oysa dert, tasa dediğin zarfın içinde, senin için yazılmış bir mektup vardır.
Açıp okuyabilseydin dert tasa kalmayacaktı.
Dert tasa dediğin şeyler doğru kapıyı işaret etmek için yaşamına girmişti.
Dert yok, tasa yok.
Elem ve sıkıntı yok.
Yaşamın içinde sadece öğrenmek var.
Her etap bir öğreti, her an hayata değer katma süreci.
Yaşamak o yüzden güzel. Yaşamak sahnede harikalar yaratma sanatı…
Sahne senin aslında…
Tüm yaşadıkların senin sahneye çıkmaya cesaretini toparlayabilmen için…

Yaşamak sana verilmiş hediye aslında.
Bir şartla!
Hayatının yönetmeni olmayı başarabilmişsen.
Hayatının tüm kontrolünü eline al ve yaşamaya başla!
İşte o günden sonra yaşamaya başlayacaksın.