Koşmalıydı, daha da koşmalıydı, gücü tükeninceye kadar koşmalıydı. Ortalık kararıncaya, insanlar evlerine çekilinceye, böceklerin hışırtıları yükselinceye kadar koşmalıydı. Hatta belki de kimileri çılgınca eğlenmeye başlayıp, kimileri huzursuz yuvalarında iç çekişmelerle boğuşmaya başlayıncaya, kimileri uyuyamadan yataklarından kalkıncaya kadar koşmalıydı. Daha da iyisi, annesinin gözyaşları unutmaya tutunup dininceye, babası üzüntü suskunluğunu bozuncaya, kardeşi suçluluk duygusundan kurtuluncaya kadar koşmalıydı.

Koşmak, okudukça düşündüren, insan ruhunun katmanları arasında bizleri dolaştıran bir metin. Yıldız Aka, bizlere sadece bir okuma keyfi sunmuyor, aynı zamanda içimize doğru giden bir tramvaya bindiriyor bizleri.