Bir karavan düşleyin. Her sakininin orada bulunmak için kendince sebeplerinin olduğu… Kimisi hayali arkadaşını getirmiş, kimisi oyuncak vampir dişlerini; hatta kırmızı, kıvırcık saçlarını. Yola çıkmışken bir kaderin, belki de mucizenin, kırık bir cam eşliğinde ortaya çıktığı… Dışlanmış ve yalnız bir çocuğun kendi ailesini ve hayallerini inşa etmesine tanık olacaksınız. Siz de onun elinden tutmak, maceralarına ortak olmak ister misiniz?

Karavanın on iki sakinini tanıdıkça, onları anlamaya başladıkça hayatlarımızdan ve kendimizden parçalar bulacağız.
Gelin cam kenarındaki koltuğa oturup kırmızı karavanın bir sakini de biz olalım ve bizi nereye götüreceğine birlikte bakalım.

“Ve son olarak,
Kendi hâlinde takılan sessiz çocuk…
O, bendim.
Kırmızı karavan, on iki karavan sakinini ve en önemlisi, kendimi bulduğum en özel yer…
Bulut, on üçüncü – dördüncü, karavan sakini.”