Lütfen beni hemen bir yerlere kapatmayın. Evde beni bekleyen dört aylık bir kedim ve yemek vermediğimde dolabımın kapağını burnuyla açıp tüvit ceketlerimi tırmalayan bir annesi var.”
“Sorun nedir Karl? Bana rahatlıkla söyleyebilirsiniz, sizi hiçbir yere kapatmayacağım, söz veriyorum.” Kendi kendime “En azından şimdilik…” diye de ekledim.
“Ah Tanrım, kabul etmeliyim, belki de gerçekten deliriyorum,” dedi, sanki kendi kendini avuturcasına da ekledi: “Her neyse, söyleyeceğim ve hemen bitecek. İşte geliyor, bugün 1 Haziran 2015!”
Her şey aşikârmış gibi susup yüzüme baktı. Kaşlarımı kaldırdım: “Tamam, önce sakinleşelim. Dün 31 Mayıs’tı, bugün ise 1 Haziran. Her şey yolunda gibi görünüyor.” Ses tonumu değiştiriyorum. “Yakın zamanda bir kayıp yaşadınız mı?”
“Evet, onu anlatıyorum ya, haziran ayını kaybettim!”

Kaybolan haziran, kayıp bir tablo, zürafalar, bir psikolog ve bir endüstri mühendisi… Selva Karcı Selen kendine has üslubuyla bu beş unsuru birbirine ustalıkla bağlıyor; okuyucuya da bu yer yer eğlenceli, yer yer romantik, yer yer fantastik romanı okumak kalıyor.