“Doğduğun yer kaderindir.”
Yazarımız yatılı olarak okuduğu ve Fetullah cemaati baskılarıyla dolu Kayseri Polis Kolejinin karanlık günlerini geride bırakarak yaz tatiline girmiştir. Henüz 17 yaşındadır. Doğduğu ve çocukluk yıllarını tarlalarında çalışarak geçirdiği köyüne büyük bir hasret duymaktadır. Kurban Bayramı’nda ailesiyle birlikte o çok özlediği köylerine giderler. Burada katıldığı bir cenaze namazı sonrası, kabristanda Ali dedesinin yaklaşık bir asırlık geçmişe dair anlattıklarıyla Osmanlı Devleti’nin çöküş döneminin karanlık dehlizlerinde zaman yolculuğuna çıkar.
II. Meşrutiyet’in ilanı, Ermeni tehciri ve bu tehcir günlerinde yaşanan bir aşk hikâyesi, Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey’in haksız yere idamı, vatan haini Damat Ferit’in sadaret yılları, Osmanlı ordusunun son kez galibiyetle ayrıldığı Kut’ül Amare Harbi ve Milli Mücadele yılları; tarihi gerçeklere uygun olarak, bizzat olayların kahramanları tarafından bizlere nakledilmektedir. Yazarımız, yaşanan tüm bu tarihi olayların İç Anadolu’nun en ücra köyüne yansımalarını ele almaktadır.