―Aşkların meşhur olmasının sebebi, karşılıklı olmasıdır hanımefendi, dedi. Aşk paylaşılırsa daha güzel, daha unutulmaz oluyor. Bu yüzden Kerem, kendi başına pek bir anlam ifade etmez; kendi başına anılmaz. Siz ne dersiniz, yanılıyor muyum?
―O zaman Kerem Efendi, sizin Aslı’nız nerede? Onu bulabildiniz mi?
―Evet, hanımefendi, ne mutlu bana ki İnci’mi buldum; güzel bir mücadelenin sonunda da bugün onunla evliyim.
―Yani bu dünyada mutluluğu yakalamış nadir insanlardansınız öyle mi?
―Orasını bilmem ama yol, zorlu olsa da onun için savaştım ve kazandım.
―Nasıl?
―Ben utangaç bir insandım ancak bana göre dünyanın en güzel kızına âşık olmuştum. O da bana karşı boş değilmiş. Fakat…
―Evet…
―Evlenmemiz için bir işimin olması gerekiyordu, ben ise iş aramaya utanıyordum. Ustamın karısı, bana haber yollamış: “Eğer seviyorsa aşkına sahip çıksın,” demiş. Bunu duyunca “İnci’m için her şeyi yaparım,” dedim ve önüme gelen herkese “Bana verecek işiniz var mı,” diye sormaya başladım. Sonunda biri “Gel, yarın başla,” dedi. Burada işim ağırdı fakat ben mükâfatı İnci olan her şeyi yapmaya hazırdım. Sonunda işte görüyorsunuz…