“Kağıttan bir güvercin yapmak istiyorum konsun diye pencerene. Dün gece yine geldim. Dışarıda sana benzer, ince, kibar bir yağmur yağıyordu. Yüksek apartmanların pencerelerinden sarı ışıklar sızıyordu karanlığa. Mahallenizin sokağından, göğe acı dumanlar yükseliyor ve yağmur sanki benimle konuşuyor…”

Bir kaza sonucu kaybettiği annesinin hatırasıyla ve yaşadığı suçluluk duygusuyla bir türlü hesaplaşamayan Galip’i tutkuyla hayata bağlayan bir tek şey vardır: Aşk. Ancak aşkı uğruna kendini hiç bilmediği bir şehirde bulan ve yaşadığı tüm hayal kırıklıklarına rağmen vazgeçmeyen genç delikanlının unuttuğu bir şey vardır; bu hikayede yalnız değildir. Kendinizi engelli bir gencin yaşama tutunma mücadelesinde bulacağınız bu kitapta, hayatın hiçbir şeyi, mücadele etmeksizin mazeret olarak kabul etmediğini göreceksiniz.