“Ben o elmayı yasak olduğunu bile bile aldım. Kendi isteğimle yanında durdum. Ve yanında durmaya da devam edeceğim.”
Kafamın içinde durmadan bu cümleler yankılanıyordu. Sanki o an dünya dönmeyi bırakmıştı.

Öylece kaldığımız yerde âdeta bütün gezegenler bizim etrafımızda, bizim için dönüyordu.
Ayağıma düşen soğuk kar tanesi ayağımda iyice açılan yarayla buluştuğunda yüzümü ekşittim.

İstemsizce ayağıma baktım. Kandan hoşlanmıyordum ve yarama bakmam hiç iyi olmamıştı.

Gözlerim karardı. Artık tamamen kendimi güçsüz hissediyordum.

Delirmek Görecelidir, insan aklının sınırlarında bizi gezintiye çıkarıyor.

Zaman ve mekânın silikleştiği, olayların iç içe geçtiği bu romanı okurken kendinizi sorular sorarken bulacaksınız…

Yaşananlar gerçek miydi? Delilik nedir? Sevmek bir şeyi anlamak için yeterli midir?