Ölümü beklerken

Gözlerim uzaklara dalıyor,

“Aynı vapurdayız

Alsancak’a giderken

Ne zaman bilmiyorum

Çiçeklerin şaha kalktığı vakit

Belki nisan, belki mayıs…

Hafiften yakan güneş,

Pembeleşen suretin…”

Son demlerimdeyim,

Öylece bakıyorum aydınlığa

Çağırıyorsun beni sonsuzluğa,

Ölümün en tatlı hali

Gülümsüyor karşımda.

Hafiften kararıyor ortalık

Alev alıyor bedenim

Sen hala gülümsüyorsun

Göz kapaklarım ağırlaşıyor

Çorak toprak misali dudaklarım

“Su” demek için aralanıyor

Sen hala gülümsüyorsun

Soluyorum kesik kesik

Göğsüm daralıyor

Üşümeye başlıyorum

Ve zifiri karanlık…